Boğaziçi'nin Şiiri: Fenerler, Semtler, Yalılar
Halûk Harun DUMAN
İstanbul: DUYAP Yayınları, 2025 (Eğiten Matbaacılık)
473 sayfa-Renkli
ISBN: 978-975-8493-23-4
EŞSİZ, BENZERSİZ, MUHTEŞEM sıfatlarını dünya üzerinde tam anlamıyla hak eden şehirlerin başında İstanbul gelir diyerek söze başlasak bu hükmümüzde yanılmış sayılmayız. Stratejik konumu, doğal güzellikleri, tarihsel geçmişi, taşıdığı kültürel miras ve zenginlikler onu farklı ve değerli kılan başlıca özelliklerdir. İmparatorluklara başkentlik yapan İstanbul, dünya üzerindeki bütün milletlerin gıpta ile -çoğu zaman da kıskanarak- baktığı şehirlerin başında gelir. Bu nedenle, kuruluşundan beri farklı milletler İstanbul’a farklı isimler verir ve ona sahip olmak isterler. İstanbul’un değerini ve önemini arttıran güzelliklerin başında şüphesiz Boğaziçi gelir. Boğaziçi, güzel bir gelinin ak-pak göğsünü süsleyen bir gerdanlık gibidir. İnciler, elmaslar, pırlantalar, yakutlardan daha değerli Boğaziçi, İstanbul’un süsüne süs, güzelliğine güzellik katar.
Boğaziçi doğal güzelliklerinin yanı sıra Anadolu ve Balkanlarda kurulan devletlerin âdeta bütün alt ve üst yapısını belirleyen ayrıcalıklı bir mekân olur. Bu nedenle Boğaziçi’ni Tanpınar gibi yalnızca transit bir suyolu veya doğa harikası bir güzellik olarak görmek yanlıştır. Mekânın ruhu boğazda farklı şekilde kendini gösterir. Boğaza hâkim olan ülkeye hâkim olur dersek yanılmış sayılmayız. 600 yıl hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’nun batmasında Boğazda oturan bankerlerin büyük payı vardır. Buna rağmen İstanbul deyince akla ilk gelen Boğaziçi’nin o emsalsiz güzelliği olur. Birbirini zincirleme olarak bütünleyen ilişki dünyada başka hiçbir şehirde görülmez. İstanbul ve Boğaziçi’nin cezbedici güzellikleri, hakkında yüzlerce hatta binlerce kitap yazılır. Bu kitapların sayısı o kadar fazladır ki yalnızca İstanbul’la ilgili yayınlardan oluşan kütüphaneler kurulmasına yol açar. Kütüphanelerdeki yayınların tamamı bir araya gelse yine de İstanbul’u anlatmaya yetmeyecektir. Onun için İstanbul ve Boğaziçi ile ilgili daha çok kitap yayımlanacak ve daha çok söz söylenecektir.
Kitabımız girişten sonra gelen üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında İstanbul’un kısa tarihine yer verildi ve zaman içinde yaşanan değişimler üzerinde duruldu. Birinci bölümde Ahırkapı Feneri’nden başlayıp Rumeli Feneri’ne kadar uzanan Avrupa yakasındaki boğaza kıyısı olan semtler teker teker ele alındı. Söz konusu semtlerin tarihi ve önemine değinildi, ardından o semtle ilgili şiirlere yer verildi. Buna benzer bir yaklaşım ikinci bölümde Anadolu yakası için uygulandı. Bu sefer de Anadolu Feneri ile Fenerbahçe Feneri arasında kalan semtler anlatıldı. Bütün bu semtlerde öne çıkan simgesel yalılar ve köşkler kısaca tanıtıldı. Üçüncü bölümde ise Prens Adaları olarak da bilinen İstanbul adalarına yer verildi. Bu bölümde; Burgaz, Büyükada, Kınalı, Kaşık Adası, Heybeliada, Sedef Adası, Sivri Ada, Tavşan Adası, Yassı Ada’yı işleyen şiirler ele alındı. Boğaziçi’nin değerine değer katan semtler ve adaların birbirinden güzel hikâyelerine değinildi.
(Sipariş vermek için 0532 722 23 94, sisterduman@yahoo.com.tr)
